Eyfel Kulesi Hakkında İlginç Bilgiler

Hadi dünyanın en ünlü mimari yapılarını sayın desek eminiz pek çok kişi ilk olarak Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan Eyfel Kulesi ile başlar. Doğru çünkü bu devasa demir yapı bugün dünya turizminin merkezi konumunda. Yıllar içerisinde çevresinde ve kendisinde pek çok değişiklik yapılmasına rağmen Eyfel Kulesi hala bütün heybetiyle durmaya ve ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

Eyfel Kulesi aslında hiç sevilmedi, sanatçılar yapılmasın diye imza topladı gibi klasik hikayeleri eminiz herkes az çok biliyordur. Az bilinen detaylardan biri ise zaten bu kulenin yıkılmak üzere yapıldığıdır. Olabilir çünkü yapım süreci de en az sonrası kadar karışık geçti diyebiliriz. Eyfel Kulesi hakkında bazıları oldukça gizemli olan sıra dışı bilgilere gelin yakından bakalım.

Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan Eyfel Kulesi hakkında ilginç bilgiler:

  • Eyfel Kulesi rekor bir sürede tamamlandı.
  • Eyfel Kulesi’ni aslında Gustave Eiffel tasarlamadı.
  • 20 yıl sonra yıkılır diye düşünülmüştü.
  • Hitler de Eyfel Kulesi’ne gıcık olmuştu.
  • Yapı aslında eskiden çok daha işlevseldi.
  • Eyfel Kulesi aslında kıpır kıpır.
  • Eyfel Kulesi’ni güzel göstermek için epey uğraşmaları gerekiyor.
  • Her yıl bir ülke nüfusu kadar insan Eyfel Kulesi’ni ziyaret ediyor.
  • Eyfel Kulesi ile Özgürlük Anıtı’nın ortak bir yanı var.
  • Efsane mektubu hatırlayalım.

Eyfel Kulesi rekor bir sürede tamamlandı:

La Tour Eiffel, Eiffel Tower olarak bilinen Eyfel Kulesi, 1889 yılında Paris’te gerçekleştirilecek Dünya Fuarı’nda Fransız Devrimi’nin 100. yılının anmak üzere tasarlandı. 2 yıl, 2 ay, 5 gün gibi o dönem için rekor bir sürede tamamlanan 330 metrelik Eyfel Kulesi’nde tam 7300 ton demir ve 3 milyona yakın perçin kullanılmıştır. 

Eyfel Kulesi’ni aslında Gustave Eiffel tasarlamadı:

Eyfel Kulesi Eiffel Tower olarak adlandırılmıştır çünkü kuleyi yapan ve tasarlayan şirketin sahibi, Gustave Eiffel isimli bir inşaat mühendisidir. İlginç olan ise Gustave Eiffel’in aslında olaya sonradan dahil olmasıdır. Fransız Devrimi’nin 100. yılı için böyle bir kule yapılması fikri  ve ilk tasarımlar Maurice Koechlin ve Emile Nouguier isimli iki mühendise aittir. Daha sonra projeye Stephen Sauvestre isimli bir mimar dahil edilmiştir. Buradan iyi ekmek çıkacağını gören Gustave Eiffel, projeyi satın almıştır. 

20 yıl sonra yıkılır diye düşünülmüştü:

Eyfel Kulesi 1889 yılında Paris’te yapılan Dünya Fuarı’nda, Fransız Devrimi’nin 100. yılını anmak için açıldı. Güzel ama bu kule tamamen işlevsiz bir demir yığınıydı. Bu nedenle de biraz dursun, 20 yıl sonra yıkar geçeriz diye düşünülmüştü. Fakat birkaç yıl sonra radyo adı verilen bir icat ortaya çıktı ve Paris belediyesi bu kulenin radyo anteni koymak için harika olduğuna karar verdi. Yanına bir de telgraf vericisi yerleştirilince bizim demir yığını tam bir iletişim merkezi haline geldi ve yıkma fikrinden vazgeçilerek yapı güçlendirildi.

Hitler de Eyfel Kulesi’ne gıcık olmuştu:

Guy de Maupassant, Alexandre Dumas Junior gibi pek çok Fransız entelektüelin bu çirkin demir yığınından nefret ettiğini zaten biliyoruz. Bilmediğimiz ise Hitler’in de bu yapıya gıcık olduğudur. Elbette Hitler bu yapı çirkin olduğu için değil, Fransa’nın özgürlüğünü temsil ettiği için sevmiyordu. İkinci Dünya Savaşı sırasında Naziler Fransa’yı işgal edince, Fransız direnişçiler kulenin asansör kablolarını kesti ve askerlerin Nazi bayrağı asmak için metrelerce tırmanması gerekti. Anlatılana göre Hitler, işgalin ilk günlerinde kulenin yıkılmasını da emretmişti ancak nedendir bilinmez bu emir yerine getirilmedi. 

Yapı aslında eskiden çok daha işlevseldi:

Bugün Eyfel Kulesi’ne çıktığınız zaman bol bol hediyelik eşya dükkanı, restoran ve müze tarzı yerler görürsünüz ama aslında ilk zamanlarında buralar çok daha işlevsel olarak kullanılıyordu. Eyfel Kulesi ilk yapıldığı yıllarda bu odalarda ünlü Fransız gazetesi Le Figaro’nun ofisleri, postane, tiyatro sahnesi ve hatta bir bilim merkezi bulunuyordu. Sonraki yıllarda yapı turist çekmeye başlayınca buralar da daha çok turistlere hitap eden şeylerle dolduruldu. 

Eyfel Kulesi aslında kıpır kıpır:

Böylesine uzun ve ince bir yapı elbette tahmin edilebileceği gibi rüzgarlar yüzünden sürekli olarak sallanıyor. Dahası, Eyfel Kulesi yaz aylarında büyüyor. Tamamı demirden olan bu yapı yaz aylarında sıcak hava nedeniyle genleşiyor ve her yaz ayında yaklaşık 16 cm genişliyor. Neyse ki sağlam yapmışlar da pek bir şey olmuyor. 

Eyfel Kulesi’ni güzel göstermek için epey uğraşmaları gerekiyor:

Paris gerçekten de mimari açıdan son derece zengin ve sanatı gelişmiş bir yer ancak eğri oturup doğru konuşalım, Eyfel Kulesi koca bir demir yığınından başka bir şey değil. Paris belediyesi de bunu biliyor olacak ki her yedi yılda bir tam 60 ton boya kullanılarak yapı boyanıyor. Dahası, ışıklı görünsün diye tam 20 bin ampul kullanılıyor. İlginç bir şekilde Eyfel Kulesi’nin ışıkları telif hakkıyla korunuyor.

Her yıl bir ülke nüfusu kadar insan Eyfel Kulesi’ni ziyaret ediyor:

Eyfel Kulesi’nin dünya turizminin merkezi olduğunu söylemiştik. Her yıl milyonlarca insan sırf onu görmek için Paris’e geliyor. Eyfel Kulesi resmi internet sitesine göre yüzde 75’i yabancı 7 milyondan fazla insan her yıl burayı ziyaret ediyor. Kabaca bir hesapla ilk açıldığı günden beri 300 milyondan fazla kişi kuleyi ziyaret etti. Bu da Eyfel Kulesi’ni dünyanın en çok ziyaret edilen anıtı yapıyor. 

Eyfel Kulesi ile Özgürlük Anıtı’nın ortak bir yanı var:

Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan Eyfel Kulesi ile Amerika Birleşik Devletleri’nin New York eyaletindeki Liberty Adası’nda bulunan Özgürlük Anıtı’nın ne alakası olabilir ki diye sorarsanız cevap tasarımcıda gizli. Eyfel Kulesi’ni yapan Gustave Eiffel, aynı zamanda Özgürlük Anıtı’nın da demir armatür yapısını tasarlamıştır. Adam demir tasarlaya tasarlaya dünya tarihine geçmiş yani. 

Efsane mektubu hatırlayalım:

Herkes duymuştur ama yine de hatırlayalım. Eyfel Kulesi’nin tasarımı tanıtıldıktan sonra Fransız entelektüeller tam anlamıyla çıldırdı ve 1887 yılının Sevgililer Günü Le Temps gazetesinde 300 sanatçının imzaladığı şu mektubu yayımlayarak isyan ettiler:

“Biz yazarlar, ressamlar, heykeltraşlar, mimarlar, Paris’in şimdiye kadar el değmemiş güzelliğinin tutkulu aşıkları; burada tüm gücümüzle, tüm öfkemizle, tanınmayan Fransız zevki adına, Fransız sanatı ve tarihi adına Eyfel Kulesi’ni protesto ediyoruz.”

Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan dünya turizminin merkezi Eyfel Kulesi hakkında bazılarını ilk kez duyduğunuz sıra dışı bilgilerden bahsettik. Elin Fransızı demir yığınını turizm merkezi haline getirmişken biz sayısız doğal güzelliğimizi nasıl yok olmaya terk ettik, insan düşünmeden edemiyor. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir