Avrupa, Kırmızı Deniz’deki artan gerilimler sonrasında internet altyapısını güçlendirmek için harekete geçti. Avrupa ile Asya arasındaki internet trafiğini güvence altına almak amacıyla, Kuzey Kutbu’nun derinliklerinden geçecek devasa bir denizaltı kablo projesi gündeme alındı. Bu projeye “Polar Connect” adı verildi ve iki farklı güzergah önerisi üzerinde duruluyor; biri Kanada’nın Kuzeybatı Geçidi’nden, diğeri ise İskandinavya’dan başlayarak Kuzey Kutbu’nun altından Asya’ya uzanacak.
Kızıldeniz’deki güvenlik sorunları, Avrupa’nın kuzeye odaklanmasının sebeplerinden biri. Günümüzde Avrupa ile Asya arasındaki veri akışının yaklaşık yüzde 90’ı Kızıldeniz ve çevresindeki dar koridorlardan sağlanıyor. Ancak bu bölgedeki gerilimler ve kablo kopmaları, küresel iletişimin ne kadar savunmasız olduğunu gözler önüne serdi. Özellikle Husilerin Kızıldeniz’de bir gemiyi vurması sonucu, geminin çapasının üç ana internet kablosunu koparması süreci kritik bir noktaya taşıdı. Eylül 2025’te benzer bir olayın tekrar yaşanması ve kabloların onarımı için gereken diplomatik süreçlerin uzaması, Avrupa Birliği’ni alternatif çözümler aramaya yönlendirdi. Veri akışının Basra Körfezi’ne kaydırılması fikri ise, ABD ile İran arasındaki sürekli gerilim nedeniyle riskli olarak değerlendirildi.
Avrupa, kritik veri altyapısını ABD veya Rusya’nın denetimindeki bölgelerden geçirmeyi istemediği için Kuzey Kutbu hattını en uygun alternatif olarak görüyor. Ancak Polar Connect projesi, ciddi teknik ve doğal zorluklarla karşı karşıya. En büyük tehlike, deniz tabanına sürtünerek kabloları koparma riski taşıyan dev buz kütleleri. Ayrıca, dünya genelinde donmuş sularda kablo döşeyebilecek özel bir buz kırıcı kablo gemisi bulunmuyor. Bu durum, ya birden fazla gemiyle işbirliği yapılmasını ya da tamamen yeni bir teknoloji geliştirilmesini zorunlu kılıyor.